Zeynep Sağım

Zaten uzun zamandır kapana kısılmış gibi hissediyordum. Bir şeyler hızla devam ediyordu, bende o hıza kendimi kaptırmış, yanlış ya da doğru olduğunu bilmediğim aslında pek de umursamadığım bir yolda hızın verdiği keyifle, içten yapmak istediğim şeyleri ertelemek için bahanelerimi sıralayabiliyordum.  Sanki bir kaykaya binmiştim, dümen bendeydi ama yine de en son geçtiğim yokuşun (tümseğin) hızıyla yol nereye giderse gider gibiydim, kulaklarımda hızdan rüzgarın sesini duymak yeterliydi. Çünkü zaten evdeydim, istemeden dönmüştüm, nasıl olduğunu anlamadığım bir hızda-yokuş oraya sürüklemiş olsa gerek- artık buradaydım, şu andan tek farkım her fırsatını yakaladığımda türlü kaçış planları yapabilmekti. Şimdi kaçış planlarım yok, rüzgarın sesi de kulağımda değil; fakat her şey daha gerçek ya da gerçekler sadece yalın şimdi, daha net duyabiliyorum bir çok şeyi. Uzun zamandır ertelediğim hisleri yaşamak zorunda kalıyorum, bir de elbette hepsiyle tek tek yüzleşmek.