Neslihan Uluağaç

Çentik

Zamanın sınırsız olduğunu hissettiğimiz anda  zamanla olan ilişkimiz de farklı bir boyut

kazanıyor. Saatlerin önemi kalmayınca ben de ilmikleri saymaya başladım. Karşı bir savaş

gibi ama yine zamandan öğrendiğim yöntemlerle. 

Saniyeler yerine iplik çentikleri. 

Saatler yerine iplik çentikleri.

Günler yerine iplik çentikleri.

Aylar yerine iplik çentikleri.

Nakış yapmayı meditasyona benzetiyorum. İlmiklerin ritmi, duygularımın ritmine dönüştüğü

anda yavaş yavaş bir resmin tamamlanışını izlerken, kendi zihnimde de bir tamamlanma

arıyorum. Plansız başlayan iplik çentikleriyle oluşan o hengame, ilmiklerden bir bütüne dönüşüyor. Karmaşık duygulara gelecekten bakınca tamamlanmış tek bir duyguyu görmek gibi.