Naile Kaş

Homo Viator 

 

İçeri ve dışarı arasındaki ayrım belirginleştikçe bir adımı diğerinin önüne atmak kadar basit bir eylem gibi görünen yürümek anlamını yeniledi. İki mesafe arasında yol almaktan ziyade, kendi için var olan yürüyüş, bir performansa dönüşmeye, kendi ritmini bulmaya başladı.

Kendime tabi olmak için bana imkân sağlayan yürüyüşler, bir yandan da günün realitesinden uzaklaşmak için bir kaçış alanı. Kendi ritmini bulurken ya da bana ritmimi buldururken, imajların kendilerini yeniden yaratmalarına olanak sağlıyor.

Karantina olmasaydı bu yürüyüşlerin etkileri de böyle olmayacaktı kuşkusuz. Her geçen gün eve daha çok kök salma hali, o kökleri de budama şansı yaratıyor. Her zaman gördüğüm imajlar, mimikler, jestler onları saklama açlığına sürüklüyor.  

Bir durumun içindeyken onu unutabilecek olma ihtimali bir korkuya dönüşecek boyutlara gelmeye başladı. Kendimi bu korkuyla baş başa buldum. Bu günleri hatırlamazsam bunları yaşamış olacak mıyım?

9 Mayıs / Ankara

Karantinanın ortasında şehir değiştirmem gerekince yeni bir coğrafyanın karantinasında buldum

kendimi. Her şey değişti. İçerisi ile dışarısı arasındaki farkı düşünürken ne içerisi benim içerimdi, ne de

dışarısı alışık olduğum yerdi. ‘Bilinmeyenin kucağında kalabilmeyi‘ de öğrenmek lazımdı. Yürüyüşün ritmi

de değişti, eşlikçileri de.

 

1 Haziran / Mersin