Lia Embil

Hayatımın uzantısı üzerinde, yürüdüğüm yollarda, dünyanın bir ucundan diğer ucuna uzanan

tecrübelerimin istisnasız yanında duran yol seslerini, insan seslerini, kuş, su, yağmur, ağlama,

çatal, bıçak seslerini, nasihat seslerini, bu sonu gelmeyen sesleri kaydederek cebime hatıra

olarak atmışım, yoluma öylece devam etmişimdir.

Zaman kavramının dönüşüme uğradığı bu devirde topladığım sesleri bir araya getirdim.

Ölüm ve yaşamın yan yana yürüdüğü, zamanın var olmadığı, duyulup dinlenmeyen, unutulan

seslerin geçtiği yolların hikâyesi, neticede bizim hikâyemiz…

 

Throughout my life, extending from one side of the earth to the other, on roads I have

traveled, I have recorded and placed in my pocket as a souvenir the sounds of streets, of

people, birds, water, rain, the sound of crying, a fork, a knife, of wisdom, and all the sounds

in between that seep into infinity.

Now, in this epoch, when the concept of time has metamorphosed, I have brought together

these sounds into one. This is the story of the roads where life and death walk side by side,

time does not exist, the sounds that are heard but not listened to, and the sounds forgotten

pass by. Ultimately, this is the story of us…